Şirin bir balıkçı köyü : Kıyıköy
Fotoğraf, Gezi Notları Ekim 29th, 2007Fotoğraf ve fotoğrafçılık en büyük hobim. Ayrıca gezmeyi ve yeni yerleri görmeyide çok severim. Fotoğraf çekmek için fırsat buldukça seyahat ediyor ve yeni yerler keşfediyorum. Baktım ki bu yerlerin sayısı her geçen gün artıyor bende sizlere bu gezilerde edindiğim izlenimlerimi bu bölümden aktarmak istedim.
İlk yazımızdaki durağımız şirin bir balıkçı köyü : Kıyıköy. Öncelikle geziye katılan ekip hakkında bilgi vermek istiyorum.
Zeynep Göktuna : Kendisi kız arkadaşım. Psikolog. Bundan sonra sizlerle paylaşacağım tüm gezilerdeki daimi yol arkadaşım. Hayatımın başrol oyuncusu, esas kadın.

Faik Kayhan : Bilge Adam Bilgi Teknolojileri Akademisi Pazarlama Müdür Yardımcısı. Ayrıca Tracking ve benzeri konularda da çok deneyimli. En büyük hobisi fotoğraf. Kabul etmek gerekirse bende de daha iyi bu konuda.
Ekip olarak İstanbul’dan yola çıktık. Haftasonumuzu geçirmeyi planladığımız Kıyıköy gezimiz öncesinde fotoğraf ekipmanlarımızı ve çantalarımızı hazırladık. Sabah yol öncesinde seyahate başlamadan Aslı Börek‘te güzel bir kahvaltı yaptık ve kahvelerimizi içtik. Hedefimiz Kıyıköy ve artık yoldayız. Anadolu yakasından çıktığımız yolda ilk durağımız Kemerburgaz oldu. Ordan sonrasında sahil şeridini takip ederek manzaralı bir güzergah belirledik. Ancak Sahile paralel giden yol Terkos civarlarında kesiliyor. Hazır gelmişken Terkos ve çevresinde de bir tur atmış olduk.

Toplam yol İstanbul Anadolu yakasından yaklaşık 230 km. civarında. Gezerek dahi olsa yaklaşık 4 saat sonra Kıyıköy’e varmak mümkün. Aslında TEM’den giderseniz daha hızlı varabiliyorsunuz. Ancak benim önerim eski Edirne yolunu kullanmanız. Yolun iki tarafındaki ormanlar ile yeşile doyarak keyifli bir yolculuk yapıyorsunuz.
Kastro
Kıyıköy’e varmanıza yaklaşık 10 km. kala Kastro sapağını göreceksiniz. Sizde bizim gibi meraklı iseniz uğramanızı tavsiye ederim. Tabelasında her ne kadar 7 km. yazsada çok bozuk ve dar bir yolu yaklaşık 20 dakikada alabiliyorsunuz. Sonunda karşılaştığınız manzara ise bu yorgunluğunuza fazlasıyla değmekte. Bir dere ile denizi ayıran koyun iki yanında farklı tadlara ulaşabiliyorsunuz. Konaklama olarak tek şansınız çadır kurmak. Eğer Temmuz veya Ağustos ayında gidecekseniz yerinizi mutlaka ayırtmanızı tavsiye ederim. Tesis olarak bir iki ufak büfe ve çay bahçesinde dışında bir şey yok. Tamamen bakir doğa.
Kastronun dere kıyısında kiralayabileceğiniz sandal ve deniz bisikletleri bulunmakta. Dilerseniz sevgilinizin fotoğrafınıda çekebilirsiniz…
Ve İşte Kıyıköy…
Tepeden sahile doğru inmeye başladığında gördüğünüz manzara günün tüm yorgunluğunu alıp götürüyor. Geçimini balıkçılıkla kazanan köy gerçek bir Trakya köyü. Uzun yıllardır tarihi yapısı ve doğal güzelliği hiç bozulmamış. İlk hayranlıkla tepeden köyü seyretme sefası bittikten sonra sıra konaklama yeri bulmakta. Yapılabilecek en büyük hata Kıyıköy’e Ağustos ayında yer ayırtmadan gitmekmiş. Bunuda öğrenmiş olduk; siz aynı hataya asla düşmeyin. Yaklaşık 2 saat boyunca köydeki tüm otel ve pansiyonları gezen ekibimiz yorgunluk ve umutsuzlukla Kartal Tepe mevkiindeki bir çay bahçesine oturdu. Artık yer bulamayız diye düşünüp bir yandan manzara seyrederek yemek yedik.
Kıyıköy’ün sahilide aynı Kastro’daki gibi ilginç bir koy. Köy boyunca her iki yanından akan Pabuç ve Kazan derelerini kesen koyun bir yanı deniz öteki yanı dere. Ümitsizce en azından gelmişken Kartal Tepe’den görmüş olduğumuz derelere gidelim istedik. Dere kıyısı boyunca deniz bisikleti,kano ve sandal kiralanabiliyor. Sandal turu için konuştuğumuzda öğreniyoruzki yoğunluk nedeniyle yer bulamayan turistlere köylüler kendi evlerini kiralıyorlar. Sandalcıyıda yanımıza alıp eniştesinin kiralık evine gittik.
Kıyıköy’de ortalama 50-80 YTL arasında 3 oda bir salon tek katlı şirin bir köy evi tutmak mümkün. 5 saate varan arama sonucunda artık bizimde kalacak bir yerimiz var.
Saatlerimiz akşam üstünü göstermiş ve biz çok yorulmuş olsakda evimize yerleşir yerleşmez bu şirin balıkçı köyünü turlamak için harekete geçtik. Öncelikle köy meydanına gittik. Burda modern yapıların yanı sıra ara sokaklarda eski ahşap yapılarada rastlamak mümkün. Limana indiğimizde muhteşem manzaralarla karşılaştık. Yorgun olduğumuz için çekemediğimiz ancak ertesi güne çekmeyi planladığımız fotoğraf kareleri için yer beğendik. Hava kararmaya ve iyice yorulduğumuzu hissetmeye başladığımızda akşam için alış veriş yapmaya başladık. Köyün tepesinde deniz manzaralı köy evimizin terasında yapacağımız mangal partisini iple çekiyorduk. Birkaç tane kasap bulunmasına rağmen tavsiye üzerine Kurt kasabı bulduk. Sebebi ise özellikle kendi yaptıkları kasap sucukları. Aklınızda bulunmasında fayda var.
Hazırlıklarımızı yapmış mangal keyfimizi yapmaya henüz başlamıştık ki Trakya’da olduğumuzun bir kez daha farkına vardık. Akşam kararıp köylüler evine çekilmişti ama yaşam henüz onlar için bitmemişti. Sıcak Trakya halkının ne kadar eğlenceli insanlar olduğundan sanırım bahsetmeme gerek yok. Köy evlerinin teraslarında toplanan dostlar, aileler… Gecenin sessizliği çalınan darbuka ve klarnetin sesine yenilmiş ve evlerden çoşkulu eğlence sesleri gelmeye başlamıştı.
İnsanların sanki bir masal kahramanı gibi yaşadıkları bir köy Kıyıköy. Sabah karşı naralar atarak evine dönen adamları sürükleyerek kapıdan sokan kadınları görünce; kendimi cennet mahallesi dizinin setinde sandım.
Uzun süren gece muhabbeti sonrasında günü boşa değerlendirmemek adına yataktan sürünerek kalktık. Ama inanın gün boyunca yaşayacaklarımızı düşününce o yorgunluktan eser kalmıyor. Kartaltepe mevkiinde tüm manzara ayaklarınızın altında çok güzel bir kahvaltı yapabiliyorsunuz. En güzeli ise karşı tepeye kurulu mandırada iki hırçın atın dört nala koşusunu izlemek.
Sırada Sandal Keyfi Var

Pabuç deresi ilk bakıçta çok uzun gözükmesede kürek çekmeye başladığınızda gerçeği anlıyorsunuz. Yaklaşık 1,5 saat boyunca kürek çekmenin vermiş olduğu yorgunluğu atmak için tavsiyem güzel bir yemek ve sonrasında hamak keyfi. Gezinin en ilginç yerlerinden biri ise kayalar oyularak inşa edilmiş Mağara Manastır’dı.

Mağara Manastır Bizanslardan kalma. Yaklaşık 10 0dacıktan oluşuyor. Manastırın en dibinde sağ tarafta aşağıya doğru bir iniş ve orda su yatağı olduğu söyleniyor. Ancak ne yazık ki köylüler bu girişi kapatmışlar. Yine tam orta yerinde basamaklardan oluşan bir toplantı yeri var. Söylenene göre dini törenlerin yapıldığı alan.

Güzel bir haftasonu geçirmek isteyenlere tavsiye ederim. Deniz ve bozulmamış doğasıyla Kıyıköy sakin bir tatil hedefleyenler için birebir. Fotoğraf konusunda da merakınız varsa gerçekten görülesi bir yer. Umarım verdiğim bilgiler faydalı olmuştur; bir başka durakta görüşmek üzere…
















Ekim 29th, 2007 at 17:28
o kadar guzel anlatmışsın ki. sanki oradaymışım gibi hissettim. yazdıkların sayesinde kıyıkoy e geziler artacak gibi hisediyorum
Şubat 26th, 2008 at 22:55
kıyıköye 29 10 2007 de gittim sakin di ama çok güzeldi yazdıklarınızla yine o güne döndüm. orada bi yerde sanırım ayanikola pansiyondu telefonunu bulamıyorum bulabilirsem oraya gidicem tekrar. süperdi herşey
Nisan 25th, 2008 at 12:42
Kıyıköy hakkında daha fazla bilgi ve fotoğraf için http://www.kiyikoy.org sitesini ziyaret edebilirisniz. iyi çalışmalar.
Mayıs 3rd, 2008 at 13:45
ben oraya doğduğumdan beri yani 13senedir gidiyom ama çok süper biyer gitmenizde tavsiye war!!!!!
Mayıs 21st, 2008 at 04:28
köyümüz hakkında yapmıs oldunuz yorumlardan dolayı cok tesekkur ederım valla ne dıyım 22 senedır dogma buyme kıyıkoyluyum ben bıle koyumun bu kadar guzel oldugunu bılmıodum :))) kıyıköy’lü..
Haziran 29th, 2008 at 20:16
Benim yorumum yazınız hakkında değil. Basitçe kıyıköy hakkında..Hem de kıyıköy’den döneli sadece 1 saat oldu.
Bir kaç arkadaşımızla hafta sonları İstanbul’a yakın olan yerlere küçük geziler düzenliyoruz. Çalışma şartlarımız yüzünden ya Cumartesi öglen ya da şanslıysak cuma akşamları cıkıyoruz. Bu hafta da yogun bir internet araştırması sonucu Kıyıköy’ü keşfetmeye karar verdik. Nerede kalınır, ne yenir, nerelere gidilir gibi soruların cevaplarını aradık. bazı otel telefonlarını bulup aradıgımızda kıyıköy içinde olan otellerin tümünde ya yer yoktu ya da birileri kötü yorum yapmıştı o yüzden tercih etmedik.
Milliyet’in web sitesinde bu yörede kalabileceginiz en iyi otel diye anlatılan Sıla Otel’i denemeye karar verdim. Telefon’a cevap veren beyefendi bu hafta müdavimleri olan müşterilerin gelmeyeceginden yerleri olduğunu söyledi. Çocuklar gibi şen olduk. 2 yaşındaki kızımız için ek yatak gerekmeyecegini çünkü yabancı bir yerdeyken ayrı yatmayacagını söyledigimde, o zaman size havuz kenarı lüks odalarımızdan ayarlayalım dediğinde sevincim daha da katlandı. Bu şartlarda hadi cocuktan ücret almayalım deyince biraz şaşırsam da (dünya üstünde 2 yaşındaki cocuklara ücret uygulayan bir otel var mı bilmiyorum) o anki sevinçle kişi başı 75YTL olan ücreti bile fazla düşünmeden rezervasyon yaptırdım. Ne de olsa buraların en iyi otelinde kalacaktık ve çok şanslıydık ki müdavimleri gelmemişti.
Kıyıköy’e 20 km uzaktaydı otel üstelik. ama olsun cumartesi oglen istanbul’dan cıkınca, kabaca 2-3 gibi orada olacaktık. Havuz da vardı. Orada o gün takılır gece de aynı sitede yazdıgı gibi cok guzel yemeklerden yiyip ertesi gün denize gidebilirdik kıyıköy’e.
Heyecanla arkadaşlarıma ve eşime haber verdim. Sıla Otel’in internet sitesinin adresini de verdim. Osmanlı mutfagından yemekleri ozel tas fırından yiyecektik.
Sevincle yola cıktık. Sıla otele yaklastıkca heyecanlandık. Otelin onunden gecip gittigimizi GPS’imizle farkedip geri donduk. Tabelaları kacırmısız. Biraz da bekledigimiz gibi buyuk bir bina bulamamıstık cunku.
Kabus başladı. Evden bozma kucuk bir yer. Havuz basındaki lüks odalar çift kişilik yataktan biraz büyüktü. Banyoya 2 kişi girebilen varsa ciddi beslenme sorunu var demektir. Sıcak su 24 saat mevut demişlerdi ama önce görevlilere haber vermeniz lazım sıcak su muslugunu kullanmak istediğinizi. İsteyince açıyorlar.. En kötüsü klima yok.. Allahtan vantilator getirdiler. Elbiseleri koyacak dolap da yok.. Odanın kapısını kilitlemek için 4 adımlı özel bir yöntem var. Ben öğrenemedim! Sagolsun Nihancım anlamıs olayı bizimkini de kilitledi.
olsun ya bu kadar yol geldik. Moralimiz bozulmasın. Hadi arkadaslar havuza. Bak tavlamız da var.. Havuz basında içilen su şişelerini çöpe atmadıklarını, küllüklerini boşaltmadıklarını, hatta kırılan bardak falan olursa temizlemediklerini ertesi sabah aynı manzarayı gorunce anladık..
Bu arada adam başı 75YTL olayına arkadaslar: yok yok sen yanlış anlamışsın herhalde oda ücreti bu gibi bir bakış açısıyla yaklaştılar ama onun da doğrusunu ertesi sabah öğrendik. Oda ücreti falan değilmiş.
Osmanlı mutfagından yemek icin hazırdık. Allah için corba cok güzeldi. Gerçi yemek seçme şansımız yoktu. Ne verirlerse yemek zorunda olduğumuzu kısa sürede öğrendik. Menüde çorba salata karışık kızartma ve karısık yanmaya yakın çok pişmiş ızgara vardı. 2 duble rakı 15 YTL. bunu da ertesi sabah öğrendim.
Biraz kazıklandık ama olsun. Hala bozuntuya vermiyorum. Olur böyle aksaklıklar. Bir kere denize gidiyoruz moralimizi bozmalarına izin vermeyelim. Atladık arabaya hooop kıyıköy’e.. Yagmur basladı. Olsun açar bu hava. 29 Haziran bugun. Yagmur kısa sürer. Hadi şurda tepede cay icelim sonra ineriz sahile.
Sahile indik. Göl gibi bir yer var limanın yanında. Biraz pis gibi. Ama kapalı etrafı bu suyun. Göl gibi. kirlenmiştir tabi. Sahil iyidir. Sahile yürüyelim hem bizim ufaklık kumla oynayacak. Kale yapacagız. Kumla oynamak için tüm malzemeler hazır. Kova kürek hatta midye şeklinde kum kalıpları.
Sahile de indik. Ben hayatımda Halkalı’dan sonra çöp depolama merkezi olarak kullanılan böyle bir yer görmemiştim. Sahilde kumlarda çocuk bezinden yogurt kabına hersey vardı. Siyah bayraklık olmuş burası!!!
Ben kızımı burada oturtacak yer bulamadım. Kumla da oynayamadık. denize de giremedik. Bu sahilde denize girenin aklından zoru olmalı. Tam bir pislik yuvası. Hafta sonumuzu mahvettik. üff ya göz göre göre o sacma yere de kişi başı 75YTL verdik.. Ya kazıklanmak bana çok ağır geldi.
Hani birileri de benim yorumumu okur da hayal kırıklıgı yasamaz diye düsünüyorum. Aptal yerine konmayı kendime yediremiyorum!
Haziran 30th, 2008 at 19:41
Murat KANIK Bey yazdıklarınızı üzülerek okudum. Ve bir Kıyıköy’lü olarak utanç duydum. Fakat sıla otel’in köyümüzle hiç bir alakası yoktur. Bu otel Bahçeköy ve Saray arasında Sanatçılar Sıla Evleri denen yerle neredeyse aynıdır. Size pansiyon telefonları için link veriyorum Barlas.Net site sahibinin affına sığınarak http://www.kiyikoy.org/forum/viewtopic.php?f=2&t=1 vede Lokantalar için bir link http://www.kiyikoy.org/forum/viewforum.php?f=4&sid=d637964b33d8c34aaaf85517b2799a84 Size naçizane tavsiyem buradan alacağınız telefon numaraları ile görüştükten sonra gitmeye karar vermenizdir. Umarım bir daha ki gidişinizde aynı sorunları yaşamazsınız. Tüm site ziyaretçilerine ve site sahibine de iyi çalışmalar dilerim.
Haziran 30th, 2008 at 22:31
Merhaba ;
Öncelikle Murat Bey yaşadığınız talihsizliklerden dolayı üzüldüm. Uğur Bey sizede ayrıca teşekkür ederim, böylesine doğduğunuz yere sahip çıktığınız ve olayın birebir sizle alakası olmamasına rağmen kendinizide sorumlu tutup çözüm konusunda yardımcı olduğunuz için.
Haziran 30th, 2008 at 22:42
Okan bey, ben aslen Kıyıköy’lüyüm fakat doğma büyüme İstanbul’dayım sadece fırsat bulabildikçe yazın 1 hafta kadar Kıyıköy’de olabiliyorum, fakat daimi olarak Kıyıköy’de bulunma şansım olsa idi bir çok konu için savaş verebilirdim. Buradan yapabildiğim ancak bu kadar ama elimden geldiğince de bir çok kişiye bu şekilde yardımcı olmaya çalışıyorum. Sizinde ilginiz için minnetarım.
Temmuz 6th, 2008 at 10:47
selam ben istanbuldan aygül uğur bey busene tatil için hem doğa hemde rahatlatıcı ortamıyla sizin köyünüz kıyıköy ü tercih ettim fakat 3 aile gelmek ve bir ev kiralamak istiyoruz bu konuda internette bir yer ve adres bulamadım sizden bu konu hakkında bilginizi rica edicem şimdiden teşekkürler..
Temmuz 7th, 2008 at 21:15
Selamlar;
Aygül hanım Kıyıköy’de kalabilmeniz için pansiyonların linki aşşağıdadır.
http://www.kiyikoy.org/forum/viewforum.php?f=2
Fakat size tavsiyem üç aile olarak gelecekseniz size tavsiyem “Bora Pansiyon” dur. Sahipleri ve irtibat numarası Halim - Hatun BORA Tel: 0288 388 62 22 Sizlere şimdiden iyi eğlenceler….
Temmuz 8th, 2008 at 01:01
Merhaba Uğur Bey ve Okan Bey,
Kıyıköy’deki oteller pansiyonlar yemek hepsine cozum bulunabilir ama bence en önemlisi Kıyıköylüler Kıyıköy’e sahip cıkmalı. Sahildeki çöpler temizlenmeli ve tekrarının olmaması için çalışılmalı. Sahilde yogurt kabından cocuk bezine hersey vardı. Ben internetteki yazıları okudugum zaman belki bir cennet hayal ettigim icin baslangicta olusan terslikler durumu iyice olumsuzlastırdı. Kıyıköylüler düşünmezlermi ki sahili temiz hizmet kalitesi yuksek bir kıyıköy, hele hele istanbul’a bu kadar yakın Kıyıköy aslında orada 1 liralık katkı saglayana 10 lira olarak dönecektir. İnanın başka ülkeleri gezdikçe çok üzülüyorum. Herşeyin iyisi bizde var, ama yabancılar cok daha fazla ziyaretçi çekiyorlar. Ama bizim de çok büyük bir kaç sorunumuz var: Koruyamamak, pazarlanabilir hale sokamamak ve tanıtamamak. Umarım hersey gelecekte daha iyi olur.
Temmuz 9th, 2008 at 23:41
Murat bey;
Sahilin ve etrafın içler acısı halinden şikayetinizde gerçekten çok haklısınız. Bu konuda kendi adıma pek bir şey yapmam mümkün değil ve bunun acısı içerisindeyim. Bu konuda yapabileceğim en iyi şey yıllık izinimi Kıyıköy’de geçirmem ve belediye ile görüşmelerde bulunmamdır. Kısmet olursa bu konu ile bire bir kendim ilgilenmeye çalışacağım. İyi çalışmalar…
Ekim 30th, 2008 at 22:23
Ugur bey bende bir kıyıköy olarak elimden geleni yapıyorum ve yapmaya devam edicem pansiyon kıyıköy icin bilgi almak icin tel 05437997459 aklınıza ne gelirse araya bilirsiniz kıyıköyün kasabı günlük et satısımız en taze et iyi günler
Kasım 30th, 2008 at 10:56
benim babam kıyıköyde dogdu ben izmitte yaşıyorum temmuz ayında izinmde ilk fırsatta kıyıköye gitmek istedim cocukken gitmiştim buyaz aiilemle 15 gün tatil yaptık suyu cok dalgalı denz sefası pek sürememe ragmen güzeldi ayanikiloyada gitmenizi tavsiye ederim kayık sefasıda süperdi bol bol resim cekildik
Kasım 30th, 2008 at 11:00
kıyıköyde babannem var ben izmitte yaşıyorum babam kıyıköyde dogmuş cocukken gitmistim unutum kıyıköyü calışmakta pek gezemiyodum izinmde kıyıköye gittik ailece tatil yaptık küçük bi yer yerleşim olarak ama tarih kokusu aldımaynikolayada gezdim tavsiye ederim denizi süperdi bolbol resim cekildim ilk frsatta gitmeyi düşünüyorm
Aralık 9th, 2008 at 00:09
ben murat beye katılmıyorum eğer kendi sorunu varsa kandi çözmesi lazım insanları rahatsız etmeğe hakkınız yok tabiki herkes çevre kirliliğinden kurtulmak istiyor ama bunu belediye söylediğinizde bu iş olur eminim çünkü belediye başkanı anlar
Mayıs 18th, 2009 at 13:29
Sevgili Murat KANIK bey,
yorumunuzu üzülerek okudum.ben doğma büyüme kıyıköylüyüm.hani diyeceksiniz ki oralı olduğunuz için doğal olarak koruma içgüdüsüyle yazıyosunuz ama öyle değil.uğur kardeşimin de belirttiği gibi Sıla Hotel ile Kıyıköy ü birbirinden ayırmak lazım.kıyıköy hakkındaki yorumlarınıza hele hele “siyah Bayraklık” lafınıza benim de bir yorumum var …evet çöp toplama işinde belediyenin kusurları olabilir ,hatta sahilin temizlenmesi konusunda ayrıca çöp kutusu eksikliği felan bunlar hepsi söylenebilir.kabul de edilmesi gereklidir ki ben bir kıyıköylü olarak bazı eksiklerimiz olduğunu kabul ediyor sadece sizden değil bütün misafirlerimizden özür diliyorum …ancaaaaak….madalyonun bide öbür tarafı yokmu sizcede ? gelen misafirlerimizin hiç mi suçu yok bunda.müslümanız temizlik imandan gelir diyoruz ya yeri geldiği zaman….pekiiii temiz bulmak için temiz bırakmayan,nevaleleriyle gelip yiyip içtikten sonra çöplerini ulu orta sağa sola saçan ,kıran,döken,sanki nasıl olsa biri toplar temizler düşüncesiyle hareket edenlerin hiçmi suçu yok….siz temizsiniz sizin de suçınuz yok değil mi ? var murat bey var…burasının bir tatil köyü olmadığını bilen siz bu gibi yerlerde çok fazla lüks olmayacağını da bilmeniz gerekmez miydi…internetten resimlere bakıp yer ayarlayacağınıza sıla hotel de hesap sormanız gerekmez miydi,şimdi size soruyorum murat bey…siz çöpünüzü ne yaptınız ???
saygılarımla..
Ahmet TEKİN…
Haziran 25th, 2009 at 13:00
Kıyıköy Beldesi, Kale Mahallesi Toplar Mevkiinde 3 yıldır hizmet veriyoruz, Pansiyonumuzun 5 odası bulunmaktadır, Odanızdan çıkmadan denizin güzelliğini görebilirsiniz, Ayın ve güneşin doğuşunu seyredebilirsiniz, Pansiyonumuzda sizleri misafir etmekten onur ve grur duyarız. “Sinan KOÇ”
İletişim Gsm: 0537 324 7252 (7/24 ulaşabilirsiniz)
İletişim Tel: 0288 388 6657
Temmuz 3rd, 2009 at 12:02
Deniz bayramı ile sezon açılmıştır
Her konuda yardımcı olabilirim
Tel:05437997459
İster sakin bir yer ister manzaralı hertürlü pansiynmz var.
BEKLİYORUZZZ