Google’ın yakın zamanda bir çok cep telefonu üreticisinin korkulu rüyalar görmesine neden olmuştu. Çünkü ilk çıkan haberlere göre Android, Google’ın piyasaya süreceği bir cep telefonuydu. Hemen sonrasında anlaşıldıki aslında mobil bir işletim sistemi. Yine de cep telefonu üreticileri hemen sevinmemeli son alınan haberler 2008 sonunda bu işletim sistemi çıkması ile beraber telefonlarından piyasaya sürüleceği ile ilgili. Şu an için kesin olan bir şey varki çok hızla ilerlemekte proje. İşte ilk görüntüleriyle Android :
IT Eğitimlerinde Aptech Modelleri ve Edutime
Bilişim, Köşe Yazılarım, Sertifikasyon - Kariyer 5 Yorum yapılmış »Yeni yıl belkide son zamanlarda hiç olmadığı kadar fazla yeniliklr getirdi beraberinde. Bilişim sektörü olarak öncelikli etkilendiğimiz yenilik YTL oldu sanırım. Herkesin yeni yılın ilk saatlerinde tanıştığı bu kavramla biz günler öncesinde tanışmış olduk. Geçiş süreçlerinde ve hatta herkesin yeni yılı kutladığı o dakikalarda YTL sayesinde bir çoğumuz çalışmak zorunda kaldık. Sizlere bu yazımda yeni bir eğitim kurumundan ve sektöre kazandıracakları yeni eğitim çözümlerinden bahsetmek istiyorum.
Ne mutlu ki son zamanlarda bilişim eğitimlerine yönelik ciddi yatırımlar yapan firmalar sektörde yerlerini almaya başladılar. İşte bunlardan bir taneside Edutime Bilgi Teknolojileri Akademisi (www.edutime.com.tr), Türkiye’de Bilgi Teknolojileri alanında uluslararası kalitede uzmanlr yetiştirmek amacıyla geçtiğimiz Mart ayında kuruldu. Edutime, 1986 yılında kurulan, dünya çapında 53 ülkede 3200 merkezde uzmanlık ve kariyer odaklı bilgisayar eğitimi veren ve yılda 400.000 öğrenci mezun eden IT alanında en ünlü eğitim kurumlarından APTECH Computer Education‘a bağlı olarak eğitim vermekte. Kurum aynı zamanda Aptech Marmara Bölgesi Temsilcisidir. Merkezi Mecidiyeköy’de olan Edutime’ın Kadıköy, Bakırköy, Şirinevler ve Taksim olmak üzere toplamda 5 şubesi vardır.
Günümüzde gelişen teknolojiye paralel olarak yetişmiş uzmanlara duyulan ihtiyacın gittikçe arttığını yazılarımızda zaman zaman belirtiyoruz. Yeni yıla girerken son bir değerlendirme iyi olacaktır.
Türkiye Bilişim Vakfı verilerine göre Türkiye’de bilişim sektörü uzman açığı 160 bin kişi olarak belirlenmiştir. IT iş gücü ağının Avrupa’ya maliyeti 100 miyar Euro iken, e-devlet uygulamalarına geçemeyen Türkiye’de bu rakam şimdilik 10 milyar Euro civarında. ABD, Almanya ve Japonya bilişim uzman ihtiyacı olan ülkelerin başında geliyor. Almanya 2005 yılı itibarı ile bilgisayar uzmanlığı için 1 milyon Euro yatırım yapmayı ve uzman açığını belirlediği 3 ülkeden Hindistan, Pakistan ve Türkiye’den gelen IT uzmanlarına göçmenlik hakkı tanıyarak kapatmayı hedefliyor. Bu uzmanlarda Almanca bilce şartıda aranmayacak.
Dış Ticaret Bakanlığı’nın ihracatı arttırmak için yapmış olduğu İhracat Strateji Planı’na (2004-2006) kapsamında 2005 yılında yazılım ihracatından 150 Milyon Dolar sağlanması hedefleniyor. Ab’ye giriş sürecinde e-devlet uygulamaları için 20 bin bilişimciye ihtiyaç duyulmakta ve bu sayı Türkiye Bilişim Vakfı’nın raştırmasına göre her yıl %15 artacak. Bu açığı kapatmak için üniversiteler yada meslek yüksek okulları yeterli olamadığı için devreye özel öğretim kurumları giriyor.
Her yıl üniversite sınavına giren 1 milyon 600 bin gencimizden 150 bin tanesi Bilişim sektöründe uzman olmak istiyor. Ama bu alanda eğitim verilen kişi sayısı yılda 21.611 kişi ile sınırlı.
GNCTRKCLL ve Microsoft İşbirliğiyle Türkiye Teknoloji Turu Başladı !!!
Gençler ve teknoloji severlerin geleceğin teknolojilerine vizyonel bir bakış açısı ile bakmalarını sağlamayı amaçlayan yarım gün sürecek etkinlikler içerisinde mobil teknolojilerden, internetin geleceğine kadar geniş bir yelpazedeki içerik, konusunda uzman konuşmacılar tarafından gerçekleştirilecektir. 30 farklı etkinlik siz teknolojistleri bekliyor…
Tüm detaylar ve katılım koşulları için www.gencsengeleceksin.com
Bu günlerde herkesin blogunda bir bölüm : Teknoloji. Herkes teknolojiden bahsediyor. Ama çok yanılıyorlar. Nedeni ise teknolojiyi başka şeylerle karıştırmaları. Bunu bende zaman zaman yaptığımı farkediyorum istemsizce. Özellikle bişim sektörü ile teknoloji çok fazla karışmakta. Bu nedenle teknolojinin tanımını bir alıntı yaparak sizlerle paylaşmak istiyorum. İletişim ve Teknoloji (okumanızı tavsiye ederim) kitabının yazarı Ümit Atabek aynen şöyle tanımlamış :
Teknoloji bir mal veya hizmet üretiminin toplumsallaşmış bilgisidir. Sözcük, Antik Yunanca’dan gelen tekhne kelimesine, bilgi anlamına gelen logos sonekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Antik Yunanca’da zanaat, beceri gibi anlamlarda kullanılan tekhne kelimesi, daha sonra Hint-Avrupa dillerinde, örneğin Sanskritçe’deki takşan kelimesinin marangoz, inşaatçı anlamında kullanılması gibi, yapmak, elde etmek, üretmek becerisi anlamını kazanmıştır. Bu nedenle teknik, bir şeyi yapmanın, üretmenin ya da elde etmenin bilgisi, becerisi anlamına gelmektedir.
Kuşkusuz günümüz iş yapış şekilleri çok değişim gösteriyor. Bu hangi sektör olursa olsun geçerli bir durum. İş yapış şekilleri ile birlikte doğal olarak ekonomide yeniden şekillenmekte. Yeni ekonomi kavramının araçları içerisinde ise tek değişmeyen nokta Teknoloji kuşkusuz. Sektörel bazda incelemek gerekirse işlerine teknolojiyi katma konusunda en hızlı sektörler bankacılık ve sigortacılık kurumları. Genel olarak Hizmet Sektöründe faaliyet gösteren sektörler. Asli müşterileri sanaayi devlerinden çok “İnsanlar”. Buda sayıca çok fazla müşteri demek. Ve doğası gereği çok farklı müşteri, birbirinden ayrı senaryolar ve istekler… Sigortacılık sektörüde bu bahsettiğimiz olayların en sık yaşandığı iş alanlarından birisi. Bu sektörün teknoloji kullanımı hakkında bilgi vermeden öncesinde biraz irdelemekte fayda var.
Her türlü popüleriteye sahip olgunun sonunda ya efsaneleşmek var yada zamanla yok olmak. Bunu bir çok alanda örneklendirebiliriz mesela dünyaca ünlü şarkıcıları aklınıza getirin hepsi dönemlerinin en popüler isimleri idi. Peki kaç tanesi efsane olarak hep zihinlerimizde kaldı. Yada kaç tanesinin zamanında tüm şarkılarını ezbere bildiğimiz halde bu gün adlarını bile hatırlamıyoruz. Geçtiğimiz ayın ortasında ilk çıktığı zamanda gişe rekorları kıran Matrix filminin ikincisi olan Matrix Reloaded filmi vizyona girdi ve beklediği gibi ilgi gördü. Film ilk çıktığı yılda inanılmaz ilgi gördü ve konuşuldu. Herkes filmden bahseder olmuştu ancak ikincisinin ve hatta üçünsünün çekimlerine başlanacağı haberi çıkana kadar yoğun bir şekilde gündem teşkil etmiyordu. Şimdi serinin ikinci filminin çıkması ile Matrix çılgınlığı alabildiğine sürüyor. O kadarki filmin ikincisi çıkmadan çok öncesinde yayınlanan “Matrix ve Felsefe” adlı kitabın farkına varan insan sayısı çok azdı ama filmin çıkması ile birlikte tüm kitaplar tükendi. Bunun yanı sıra filme paralel olarak “Matrix Avcısı”, “The Matrix And Philosophy ” gibi bir çok kitaplar yayınlandı. Sonuç olarak Matrix Reloaded ve tahminen serinin son filmi olacak Matrix Revolutions sonrasında film sinema tarihinde bir efsane olarak yerini alacak ve geçici bir popülerite olmadığını ispatlayacak. Çok iddalı oldu belki ama bu benim fikrim ve tahmin etmek içinde sinema eleştirmeni olmaya gerek yok.
Sizlere ulaştırdığımız yazılarımızda ortak payda hep “Teknoloji” oluyor. Genelde de teknolojinin getirdiği yenilikler ve hızlı gelişiminden bahsediyoruz. Peki bu hızlı gelişimi takip etmek ve teknolojiyi verimli bir şekilde kullanmanın yolu nerden geçiyor ? Elbetteki eğitimden.
Eğitim, tek başına irdelenecek bir konu değil. Bir çok kavram özelliklede kültür, iletişim paralel incelenmelidir. Teknoloji kültürü dediğimiz kavram insanların teknolojinin etkilerini, niteliklerini bilmesi ve genel çizgileri ile tanımını anlamasıdır. Son yıllarda her fırsatta dikkat çekmeye çalıştığımız “Teknoloji Toplumu” yakın gelecekte bir zorunluluk haline gelecektir. Bu kültüre uyum sağlamayan toplumlar var oldukları çağlarda geri kalmaya mahkumlar. Yakın gelecekte sunulmaya başlayan ve gelecek içinde çalışmaları devam eden e-devlet hizmetleri, teknoloji eğitimlerin ne kadar gerekli olduğunu ve ilerleyen süreçlerde de zorunluluk haline geleceğini göstermektedir.
Teknolojiyi öğrenmeliyiz, çünkü :
• Bize sunulan teknolojik nimetlerden yararlanmak için
• Ortak teknoloji kültürü oluşturacak bir millet olabilmek adına
• Teknolojiye yaktın ve tanıyan bireyler yaratmak; bu yeni neslin teknolojiyi iyi kullanabilen ve bir adım ötesinde geliştiren kimseler olmasını sağlamak
• Gereksinimleri doğrultusunda teknoloji israfı yapmadan doğru donanımları seçebilen bireyler yaratmak
• Farklı toplumların ortak dili olan teknolojiyi bilen vizyon sahibi dünya vatandaşları yaratmak için teknoloji eğitimine önem vermemiz gerekmekte.
En zor şeylerden biri satmak istediğiniz ürünün alıcılar tarafından anlaşılmamasıdır. Kimsede bilmediği bir şeyi almak istemez. Teknoloji Eğitimleri sektöründe uzun yıllardır çektiğimiz en büyük sorundur. Benzer sorunları aşabilmek adına tabiri caizse “halk inmek” ve onların dilinden konuşarak atlatmak gerekir. Bunu başaran firmalardan biri bence Turkcell. Yıllardır yaptğı ve insanların korkarak yaklaşmadığı kampanyalarını gıdaklayan bir tavuk anlatınca katılımların artmasında bunun bir göstergesi. Yakın zamanda aldığı 3G ihalesi sonrasında yoğun çalışmalar içerisinde ürünlerini geliştiriyor. Bir yanda da ülkemiz insana bu teknolojiyi satabilmek adına tanıtmanın gerekliliğini göz ardı etmiyor. İşte size 498 saniyede Geleceğe Hazırlık Paketi ve 3G.
Son Yorumlar